in

ALLAH Türk milletini seviyor?

Adaletten yana olmayan zalimdir.

Zalim kişi, Müslüman veya kafir olabilir. Birilerine zarar verebilecek yalanlar söyleyebilen, söz verince tutmayan ve emanete ihanet eden kişi bir başka eyleme geçmese de fitne ve nifak ile iç içe olacağı için, bu tanıma dahil olan münafıklık da, zalim olmakla eşdeğer sayılır. Yani münafık olmak ve zulüm sahibi olmak aynı değilse de, ortak yanları çoktur.

Bu topraklarda Osmanlı’nın son zamanlarından bu yana zulmün temsilcileri bellidir. Görünüşte batı yanlısı olmasa da, batı yöntemlerini taklit ederek tam bağımsız ve güçlü olunabileceğine inanmış olan veya bu imajı veren İttihat ve Terakki ve onun mirasçısı olan CHP zihniyeti bu ülkenin en büyük zalimidir.

Orduyu batılılaşma adına Alman komutanlara teslim ettiler. Çanakkale’den itibaren milyonlarca vatan evladının canına kıyılan bir vebali omuzlarına aldılar.

Allah, bu milleti seviyor.

İstiklal mücadelesi öncesi, Ankara dahil her yerde işgalciler vardı. Mustafa Kemal, iki bin kişilik İngiliz işgal kuvvetinin karşılaması ve izni ile Samsun’a çıktı. Havza’ya kadar kendisine eşlik ettiler.

İngiliz, İtalyan, Fransız, Yunan aralarında Anadolu’yu paylaşmıştı.

İngilizler, petrol bölgeleri ve Hindistan gerekçesi ile çekildi.

Fransızlar, burunlarının dibindeki Cezayir’i kaybetmemek için çekildi.

İtalyanlar, Libya isyanını bastırmak için askerlerini çekti.

Yunanlılar, Anadolu’da ilerlerken Atina’da darbe olmuştu.

Rusya’da bolşevik devrimi olmuştu.

Ve bitmedi, çekilmelerinin tek sebebi bu sayılanlar değildi.

1918 yılından itibaren, Avrupa’yı İspanyol gribi sarmıştı. Dünya tarihinin bilinen en büyük can kaybı bu salgında yaşandı. En iyimser ihtimal ile sadece Avrupa’da 40-60 milyon arası insan ölmüştü.

O yıllarda, Osmanlı 13 milyon kadardı. 3 milyon kadar insan da, yıllar süren savaşlarda ölmüş veya kaybolmuştu. Varın ölüm kıyaslamasının gerisini siz yapın.

Ve cumhuriyet kuruldu. Allah’ın bu millete olan lütfü, sisteme hakim olan CHP zihniyeti tarafından inkar edildi.

Batılılaşma adına hilafet kaldırıldı, İslâm birliğine darbe vuruldu.

Harf devrimi ile toplumun hafızası sıfırlandı.

İslâm kültürünün temsilcisi olan ilim ve irfan sahibi isimler ya idam edildi ya da susturuldu.

Orta Asya Türklerinden ve Hint Müslümanlarından hilafete yardım için gelen paralar zimmete geçirildi ve bir kısmı ile de, sadece CHP zihniyetine hizmet eden bankalar kuruldu.

İttihat ve Terakki asker kökenli idi. Devamı olan CHP de askere hakimdi ve halen durum aynı. Bu güçle yıllarca bütün faili meçhul cinayetler ve darbelerde, kaçınılmaz olarak CHP zihniyetinin imzası oldu.

Kamu bankaları ile sistem kendi zenginlerini finanse etti ve bu zenginler de bu ülkenin servetini yurtdışına taşıdı. OYAK yönetiminin yaptırdığı bir hesaba göre, sadece TOFAŞ’ın devletten aldığı yardım, hibe ve geri ödemediği krediler dolar olarak hesaplandığında, ortaya tam üç adet Koç Holding çıkar. Yani iki dünya savaşı gören Japonya ve Almanya kalkınırken aslında biz de boş durmuyorduk ama bizim zenginler kazandıklarını ve edindikleri serveti dışarı taşıyorlardı. Şu anda Koç, Sabancı, Ülker, Doğuş ve Doğan grubu sermayeleri halen nakite döndükçe dolar ile yurtdışına transfer olmaktadırlar. Çünkü kan emdiler, kazandıklarının ellerinden çıkmasından korkuyorlar. Kamu bankaları 2006 yılına kadar son 60 yılda yıllık ortalama 3 milyar dolar zarar yazarken, 2006 sonrası yıllık ortalama 4 milyar dolar kar yazıyorsa, geçmiş dönem zenginlerinin servetinin kaynağını varın siz hesaplayın. Kalan kamu kuruluşları da bundan farklı değildi.

Hukuk sistemi, gücün hukuku olan Roma Hukuku temelinde zulme teslim edildi.

Eğitim, laik ve dinsiz gayri milli yapı ile bir türlü ayar tutmadı. Halen aynı.

Sistem hala CHP değilse de, CHP zihniyetinin zulüm mekanizmasının kollarının kontrolünde devam ediyor. Ak Parti ise hala iktidar değil.

Evet Ak Parti hala iktidar değil; Cumhurbaşkanı Erdoğan da değil… Cahil cühela Reisci ve Ak Partili geçinen çok bilmiş trollerin Ak Parti ve Erdoğan’a verdikleri akıllara bakmak, bu durumu anlamak için yeterli.

Mesela… KADEM’e saldırırken asıl hedefin Selçuk Bayraktar olduğunu görmeyen ve bilmeyen embesiller hakim sosyal medyaya.

Mesela… Reis’in halef olarak gördüğü, kendi seçim sırasını, kendine bağlı olan kamu bankalarını devrettiği ve güvendiği damada kimse güvenmiyor, kimse istemiyor. Erdoğan’ın bu görüşüne saygı duyan yok ama bu çok bilmiş saygısızlar güruhunun hepsi her nasılsa süper reisci… Ve bu süper reisci güruh, bütün küresel sermaye tetikçileri ile beraber damada saldırmakta asla tereddüt etmiyorlar.

Mesela… Diyanet İşleri Başkanına yapılan saldırılarda troller hep sessiz. Sigara konusunda 120 milyar gibi bir ekonomik değer söz konusu iken bile “icma nedir?” bilmeyen ve hala “sigara mekruh” diyen echel takımı var.

Mesela… Bilim kurulu varken, komplo teorilerine prim veren, safsata düşkünü popüler kültür düşkünü ayrı bir güruh var ki, tek yaptıkları anarşi. Dün “bu virüs, dünya nüfusunu yarıya indirmek için üretildi” diyorlardı, bugün “koronavirüsten kimse ölmüyor, ölüm haberleri yalan” diyebilecek kadar da şizofrenik vaka oldukları halde hala milli hesap davası güdebiliyorlar.

Ve evet bu davranışların hepsi zulüm… Adaletten uzak olan her davranış, Müslüman olmaktan uzaklaşan bir yola girmiş demektir.

Evet CHP zihniyeti bu memleketin en büyük vebası ama o dil ile konuşan ve o menfaate hizmet eden bizden bildiklerimiz ise, hepsinden tehlikeli… Çünkü, İslamî anlayışa göre nifak içinde olan kişi, kafirden daha aşağılıktır.

Milli hesap, yeşil nokta veya T.C. benzeri yöntem ile değil, önce Müslüman olmakla olur. Müslüman olmanın esası ise, İstanbul’u yeniden fethetmekten geçmez. Eline, diline, beline hakim olmakla başlar. Adalete sahip çıkmakla başlar… Zulme karşı olmakla başlar.

Velhasılı kelam…

Ben gördüğümü yazdım. Doğrusunu Allah bilir. Selam ve dua.

Kaynak; Gündüz Demirhan

What do you think?

Written by Derin Millet

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Loading…

0

İzmir camii provakasyonu nasıl okumalıyız?

BU TANIMIN NERESİNDEYİZ?