içinde

Hafter Libya’da Başarılı Olabilir mi?. ANALİZ?

Dünyanın gündemi ne olursa olsun Libya’da gündem aynı, iç savaş.

Salgından hiç etkilenmediği için orada sahada bir değişiklik yok. Hafter özellikle birleşik arap emirlikleri mısır fransa ve rusya’dan çok büyük destek alıyor, ama buna rağmen libya’da ciddi bir başarı yakalayamıyor. ulusal mutabakat hükümeti güçleri pozizyonunu koruyor, çünkü ulusal mutakabat hükümetini birleşmiş milletler gibi uluslararası kuruluşlar tanıyor, ama arkasındaki esas güç Türkiye ve Katar. özellikle Türkiye çok açık destek veriyor. Libya ile Türkiye arasında imzalanan askeri işbirliği anlaşmaları dan sonrada verilen askeri destek iyice arttı.

Peki libyadaki bu durumu yani hafterin başarıyı yakalayamamasının tek sebebi ulusal mutabakat hükümetine destek vermesi mi. bugün biraz libya’da sahadaki gerçekleri konuşalım.

Türkiye’nin verdiği destek savaşın seyrini değiştiren en büyük etken elbette ama bunun yanında bir sürü sebeb daha var

Libya’da halk askeri yönetimden cunta anlayışından bıkmış durumda, kaddafi döneminde yapılan uygulamalar ve sonrasında yaşanan çatışma ortamı halkı artık bıktırdı, bu yüzden halkın büyük çoğunluğu askeri yönetim istemiyor. Hafter ise en baştan itibaren darbeyle gelmeye çalışıyor. biri yakın zaman da olmak üzere 2 büyük darbe girişimi denemesi yaptı. 

Önce 2014 yılındaki ilk çıkışı, hafter seçimlerden sonra kameraların karşısına geçip tipik darbe açıklaması yaptı.

Meclisi lağv ettiğini ve silahlı kuvvetlerin yönetime el koyduğunu ve terörle mücadele operasyonu nu başlattığını duyurdu. libyalılar için bu durum zaten yabancı bir durum değil, darbelere ve darbe girişimlerine alışıklar, ama alışık olmaları bu durumdan hoşnut oldukları anlamına gelmiyor. Özellikle libya’nın bu açıklamadan sonra haftere destek vermedi tam tersine cephe aldı. Sonra hafter iç savaşı başlattı. Bölgede giderek güç kazanmaya başladı, ama türkiye’nin girişiyle libya’da bütün dengeler değişti, hafter başkent trablus’a operasyon başladığından beri ağır kayıplar veriyor. 

Bu hezimetin ardından komik denebilecek bir tiyatro oynadılar. buna da ikinci darbe girişimi diyebiliriz, 23 nisan akşamı görüntülü bir mesaj yayınladı suheyrat antlaşmasını geçerliliğini kaybettiğini söyledi, bu arada suheyrat anlaşması 2015 yılında fasın süheyrat şehrinde imzalandı. Birleşmiş milletlerin çabaları ila taraflar anlaşıp ulusal mutabakat hükümetini kurdu. Ardından birleşmiş milletler bu hükümetin libyanın tek temsilcisi kabül etti. Ama hafter baskı yaptı ve Trablustaki temsilciler meclisinde imzalandığı antlaşma. işte bu antlaşmanın artık geçerli olmadığını iddia etti. 

Bütün libyalıları ülkeyi yönetecek uygun kuruma yetki vermeye çağırdı. hemen ardından tiyatro başladı, hafteri destekleyenler sokaklara indi hafterin bu görevi kabul etmesi için gösteriler düzenlediler darbeci siyasiler, sözde devlet kurumları, yerel meclisler, aşiretler açıklama yapıp hafterin yönettiği ‘’ulusal ordu silahlı grubu’’ ülkeyi yönetsin diye seçtik dediler, hafteri destekleyen basında yoğun bir kampanyaya başladı, yani hafter hadi beni ikna edin de lider olayım dedi halka. Onlar da bu tyatrodaki rollerini oynadılar bir kaç gün sürdü bu komedi, sonra 27 nisanda yeniden kameraların karşısına geçti suheyrat anlaşmasının sona erdiğini ve halkın kendisine verdiği yetkiyi kabul ettiğini söyledi. bu yetkiyi kabul ettiği içinde ülkenin başına geçmiş olduğunu belirtti.

Süreç 23 nisanda başlayınca, Hafter de kendisini Türkiyede zannedip bir günlüğüne lider oldu heralde.

Liderlik açıklamasından kısa zaman sonra sağlam bir darbe yedi ve ateşkes ilan etti. aslında hafter neden başarılı olamaz sorusunun cevaplarından biri olan darbeci olmasını konuşuyorduk ama konu döndü dolaştı hafterin çapsız olduğu ile noktalandı. 

Halka beni isteyin de sonrada tamam kabul ettim liderliği de.

Bu çapsızlık değildir de nedir.

Hafter neden libya’da başarılı olamaz sorusunun bir cevabı da ordusunun yapısında gizli.

Hafter liderlik ettiği gruba libya ulusal ordusu adını veriyor, bunların resmi bir ordu gibi davranmasını ve herkes tarafından öyle muamele görmesini istiyor. aslında hafter silahlı gücünün genel yapısına bakarsanız bir nevi mayilil usülü sağdan soldan topladığı milisleri bir çatı altında bir araya getirmeye çalışıyor. Ordusundaki aşiret güçlerinin bir fikir birliği yok. düşünün ordusunda ki libyalı milislerin bir kısmı zamanında devrik lider kaddafi’ye destek veriyordu, diğer bir kısmıda kaddafi’nin devrilmesi için devrim hareketinde mücadele etti, bu iki grubu aynı çatı altında bir dava şuuru ile bir araya getirebilir misiniz elbette mümkün değil. olsa olsa çıkar ilişkisi olur. 

Zaten o yüzden ulusal mutabakat hükümeti sahada başarı yakaladıkça aşiretler taraf değiştiriyor. hafter yönetimindeki orduda paralı askerlerden gelen milislerden çok farklı oluşum var. bunlar zaman zaman bir birlerine de silah doğrultuyorlar. gelen mühimmatın, gruplara dağıtılmasında yada hangi cepheye hangi grupların gideceği gibi konularda çatışmalara varan kavgalar yaşanıyor, yani bir ordudan ziyade bir arada durmak zorunda olan bir topluluk gibiler. 

Hafter sürekli son darbede yada mihai operasyondan bahsedip duruyor, ama bunu yapacak gücü yok. Operasyon uzadıkça da ordusundaki gruplar arasındaki çatışma riski giderek artıyor. Hafter sahada zorlayan konulardan biride tedarik hattı.

Askeri malzemelerin libya da cepheye ulaştırabilmek için yüzlerce kilometre yol kat etmek zorunda doğu bölgelerindeki belde ve kentlerden behine havalimanına ordan cufra hava üssüne sonrasında giryan’a ve son olarak ta trablustaki cephelere ulaşıyor. bu tedarik hattı zaten başlı başına bir problem birde konvoyları bizim gönderdiğimiz Siha’lar la vurulunca süreç uzuyor da  uzuyor.

Ön cephelerde savaşan gruplar malzeme alamayınca genelde teslim olmak zorunda kalıyor. Hafter bölgede sayısal anlamda da  zayıf, bütün grupların toplam sayısı 25  veya 30 bin civarı ama bunların çekirdeğini oluşturan unsurların libya’dan orduya katılanların sayısı sadece 7000 bin, kalanı sağdan soldan toplama paralı askerler. 

Rusya varnerle destek veriyordu, şimdi sahadan çekildiği biliniyor, ama paralı askerleri tedarık eden birleşik arap emirlikleri, başta sudan olmak üzere Afrikanın farklı ülkelerinden paralı askerleri getirende maaşlarını ödeyende onlar. 

Orduda yerel güçlerin bu kadar az olması zaten başarıyı neredeyse imkansız hale getiriyor, ama daha büyük sıkıntı kontrol ettiği alanın geniş olması, her ne kadar kontrol ettiği çoğunluğu çöl olsada elindeki askerler bu geniş alana dağılmış durumda, yani kontrol ettikleri alada sayıları yetersiz kalıyor. mesela trablus’a operasyon düzenlediklerin de birliklerin çoğunu bu bölgeye kaydırdılar boşluğu dolduramadıkları için afrika’dan daha fazla paralı asker getirdiler. oda yetmeyince bazı bölgelerdeki hiç bir askeri eğitimi olmayanlara ellerine silah tutuşturup asayiş görevleri verdiler, verilen kayıplar da hafter için işi  iyice çıkmaza sokuyor, hafter güçleri sözcüsü Ahmet el Mismari en son trablusta ölenlerin sayısını 7000 bin’e ulaştığını bununda güçlerinin 4 te birine tekabül ettiğini itiraf etti, Savaşta esir alınanlar yaralananlarda cabası. yani insan kaynağı konusu da hafterin başına bela. 

Hafter güçlerinin en büyük dertlerinden biri de verilen silah desteğinin sınırlı olması ve askeri eğitimlerin çok zayıf kalması her ne kadar birleşik arap emirlikleri ve mısır destek versede genel olarak ordularının ellerinden  çıkardığı eski teknoloji silah sistemlerini kullanıyorlar, yalan yok birleşik arap emirlikleri elinden geleni yapıyor. çin yapımı silahları bölgeye gönderiyor hava savunma sistemlerimiz etkisiz hale getiriyor. hava savunması yapısında bizim bayraktar sihalardan kurtulsun diye rus yapımı pantsir hava savunma sistemleri gönderiyorlar hatta son günlerde bu hava savunma sistemini sevkiyatını iyice artırdılar işe yarar mı yaramaz daha doğrusu yaramadığını zaten gördük gördük. 

Suriye’de bizim bayraktar Sihalar pantsir leri çalışır haldeyken vurup rezil etmişti, hatta pantsir lerin adı havadan kendisini koruyamayan hava savunma sistemleri olarak kaldı uluslararası medyada. Askeri eğitim konusunda yetersizlik sahada gerçek bir ordunun sahip olduğu emir komuta zinciri ciddiyetinden uzaklar.

Hem silah hem insan kaynağını hesapsız yapılan bir sistemleri var, trablus saldırısında ellerindeki 25 bin kişinin 7 binini ölmeside bu plansızlığı açıklıyor. Libya’da birde doğu batı mücadelesi var eskilerden beri süregelen bir mücadele bu Hafter güçlerinin çoğunluğu ülkenin doğusundaki bin gazi bölgesinden geliyor. haliyle batıdaki aşiretlerin bir arada mücadele etmesini sağlayan bir motivasyon kaynağı oluyor, hatta kendi arasın da çatışan gruplar bile bu süreçte birlikte hareket etmeye başladı mesela zintan tugayları ve misrata tugayları daha önce kendi aralarında savaşan birliklerdi, ama şimdi Haftere karşı birlikte mücadele veriyorlar. 

Birde hava gücündeki değişim sahada hafteri zor durumda bıraktı. daha önce hava üstünlüğü hafterdeydi şimdi bu tamamen değişti. Türkiyenin tedarik ettiği hava savunma sistemleri ve Siha’larla Libyadaki durum tersine döndü. en son trablus savaşında ulusal mutabakat hükümeti güçleri Haftere ait hava üslerini vurdu hafterin 15 uçağını düşürdüler buda onların hava güçlerini iyice zayıflattı. 

Son olarak ta saha bilgisinden bahsedelim

Savaşta saha bilgisi her şeydir bunu Türkiye’nin pkk ile olan mücadelesinde de gördük eskiden erler mücadele ederdi 20 yaşında çocuklar oraya gönderildi tam araziyi öğrenince terhis olurlardı, yeni askerler gelir ve her şey sil baştan. Karşıdaki terörist se dağa çıktığı andan öldürülene kadar hep aynı arazide olurdu, bunu profesyonel ordu ile aştık. Artık her bölgede o bölgeyi bilen askerler var haliyle PKK bitme noktasına geldi. şu an Libyada da aynı durum var aslında bir yanı tamamen libyalı olan ulusal mutabakat hükümeti bir yanda çoğunluğu afrika’nın farklı ülkelerinden gelen hafterin ordusu.

Sadece bu bilgi bile kimin başarılı olacağını göstermeye yeterli. 

Sonuçta bu bir savaş sonucunun ne olacağını tam anlamıyla kestirmek elbette mümkün değil, ama sahadaki faktörler bize hafterin başarı şansının olmadığını gösteriyor. inşallah en kısa zaman da bu konu kapanır. Bu şekilde bölge dışı aktörler de savaş lordları ile Türkiye’nin isteğinin aksine bu bölgede gerçekleştiremeyecek lerini öğrenirler. 

Video derleme; Kiyam

Ne düşünüyorsun?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

DARBEDER KUŞLAR TEK TEK ÖTÜYOR?

KENDİSİNİ SORGULAMAYAN ADAM BAŞKALARINI NASIL DÜZELTECEK?