KADINLARIMIZ yine BAŞTACI OLSUN İSTİYORUZ?

Maalesef kadınlarımıza asli görevleri unutturulup , onlar Aile’nin merkezinden bir kuru sevda uğruna uzaklaştırıldı. Kuru sevda diyorum çünkü hayırlı bir evlat yetiştirmek kadar daha büyük bir zenginlik asla olamaz. Aklımıza Yavuzları, Mehmetleri , Kanunileri , Abdulhamitleri , Menderesleri , Özalları , Erbakanları , Tayyipleri getirelerim…. Bugün kadınlarımız ekmek derdi derken dünya derdine kendilerini kaptırdılar. Eşleri için al yazmalı olması yerine vitrim mankeni olmaya başladılar. Bebeklerinin kulaklarına ninni söylemek yerine mikrofonlara söylemeye başladılar. Eşine göstereceği saygı ,sevgi , Fedâkârlığı , cefâkârlığı , muhabbet , ilgi ve alakayı dışarıda arkadaş dediklerine gösterir oldular.

Evlerinde tesis etmesi gereken huzuru dışarıda arar oldular. Yüzlerini Seccade yerine Dizilere , geçici boş heveslere çevirdiler. Nefsini kontrol etmek yerine ona köle olmaya başladılar. Bir kadının naif , çekingen , dinine ve kültürüne bağlı olarak kendini ifade etmesi gerekirken , hırçın , asabi ,hesap soran , üstüne vazife olmayan her şeye karışan , şımarık , çok bilmişlik taslayan , aşağılamak , söz dinlememek ,asileşen bir ruh haline büründü. Bizler Mü’minlerin Anası Hz. Hatice analarımızı ,Nene hatunları , Elif bacıları, Ayşe teyzeleri geri istiyoruz. Rızkı veren Allah olduğunu UNUTTUK MU ?

Hz. Ömer’den yapılan rivayete göre Peygamberimiz şöyle buyurdu:
“Eğer siz Allah’a hakkı ile tevekkül etseniz kuşlar gibi rızıklanırdınız. Onlar aç gider, tok dönerler.” (bk. Tirmizi, Zühd, 33; İbn Mace, Zühd, 14; İbn Hanbel,1/332)

Öyleyse neden aç kalma korkusu var ? Bizler Allah’ın vaadine inanmıyor muyuz ?

Lokmalardaki helallik kaybolurken , maalesef Haya , edep , Güzel Ahlak da can çekişiyor.

KENDİMİZE GELMELİYİZ. BİZ KADINLARI DEĞİL ANALARI GERİ İSTİYORUZ.

NOT: Öfkelenmeden okuyup kendimize özeleştiri yapalım. Bu cümleleri herkes yazamaz çünkü ….

Exit mobile version
Araç çubuğuna atla