içinde

MUSTAFA KEMAL VE İNGİLİZLERİN GALİBA TERSİ DÖNDÜ… İNSANIN “HOP BİRADER, YUNAN SAMSUN’DA DEĞİL İZMİR’DE” DİYESİ GELİYOR?



Fotoğraflar: Solda Yüksek Komiser Rumbold. Sağda İngiliz istihbaratçı Bennett.. 16 Mayıs 1919. 101 yıl önce bugün. Mustafa Kemal ve Filistin Grubu, Samsun’a gitmek için İstanbul Limanı’ndan ayrıldı. Ama Samsun’a planlandığı üzere 35 kişi değil 19 kişi gidiyor. İngilizlerin İzmir operasyonu çok çabuk gelişti. Filistin Grubu tam toparlanamadan harekete geçmek zorunda kaldı.

İngilizlerin İstanbul’daki istihbarat şefi John Godolphine Bennett anlatıyor:

Şimdi soracağım, oraya geçiyoruz. Mustafa Kemal’in size, istihbarat şubesine geçtiğiniz zaman, vize için müracaat yapıldığında..

Boğazı geçmek için Türk zabiti için viza lazım o zaman..

Vize talebi olduğu zaman siz onu tanıyordunuz, kim olduğunu?

Tanıyordum.

Sultan’a yakınlığını da biliyor muydunuz?

Biliyordum… Hatta Sultan’ın yakını bir adam, öyle anladık. Padişahın emin olduğu bir adam olduğunu anladık.

Ayrıca gitmeden önce Padişah Vahideddin ile görüştüğü söyleniyor.

Öyle, biliyorum. Herhalde oraya gitti, biliyorum. Evet.

Padişah Vahideddin ona çok güveniyordu.

Siz, onun güvenmesinden şüphelenmediniz mi? Acaba bu adam aldatıyor mu onu falan gibi?

Öyle anlamadım, yok. Yalnız heyet çok büyük olduğu için, 3-4 kişi yerine 35 kişi ve büyük zabitan, miralay, mirliva falan. Bunlar Erkanı Harpten. En mühimler gidiyordu. Yalnız bir müfettişlik için çok gördüm ben.

Oradan şüphelendiniz…

Evet, bunu benim mesuliyetimin fevkinde gördüm… Bana 3-4 kişi gidecek, viza vereceksiniz, yani talimat emir verildi. 35 kişi ve bunlar büyük adamlar. Yani levazım değildir, mülazım değildir. Ben bunun için bütün evrakı, dosyayı aldım. Harbiye Mektebi orada, İngiliz Kumandanlığı Şişli’de değil mi?

Şişli’de.

Evet. Oraya gittim. Dedim ki: Şöyle şöyle… 3-4 kişi yerine 35 kişi gitmek ister, vizayı verebilir miyim? Onlar telefon ettiler ve cevap geldi. Padişah buna itimat eder. Siz veriniz.

Kime telefon ettiler?

İngiliz Başkomiserliği’ne. Rumbolt komiserdi..Onlar bize cevap verdiler: Mustafa Kemal gitsin ve ne lazımsa yapsın… Ben derhal gittim ve vizayı verdim. Ben anladım ki orada bir heyecan var. Ben şimdi rahat. Mesuliyet bana ait değil… Gördüm ki en ileri gelen en zeki zabitanı seçmiş idi. Bu müfettişlik için… milliyetçiler için düzenleme, bir ordu olabileceğine kimse inanmazdı…

15 Mayıs Yunan İzmir’e çıkıyor, 16 Mayıs..

Kendisi gidiyor. Yunanların işgal ettiği haberi gelince bunlar derhal karar verdiler. Benim gördüğüm oradaki Harbiye Nezareti’ndeki hazırlık tamam değildi. Belki bunun için biz 35 viza verdiğimiz halde sadece 19 kişi gitti. Hepsi hazır değildi.

Bugünkü gazetede 19 var…

Gazete 19 der. Fakat ben hatırımda çok iyi kalıyor ki 35 viza verildi. Fakat bu İzmir’in işgali sebebiyle acele gitmişler ve kim ki hazır değil sonra gelsin denildi, ben böyle anladım…

Siz vizeyi verdiğiniz zaman istihbarat…

Bence İsmet Paşa isteseydi giderdi.

Hazır mıydı evrakı?

Evet. Hiçbir mani yoktu. Vizası, herşeysi vardı. Tabii o biraz geç kaldı değil mi?
Not: Bennet ile röportaj Türkçe yapılmıştır
Kaynaklar: Nezih Uzel. Atatürk’e Nasıl Vize Verdim / İngiliz istihbarat subayı Bennett anlatıyor. Sayfa 125 / 126 / 127/ 128 / 129 / 130…
(Ayrıca Gotthard Jaeschke. Türk Kurtuluş Savaşı 2’nci Cilt. Ankara 1970-73)

Ne düşünüyorsun?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

HASAN TAHSİN’İN YUNAN’A KURŞUN ATTIĞINA DAİR HİÇBİR BELGE, HİÇBİR TANIK YOK. NE HASAN TAHSİN NE BAŞKASI, İLK KURŞUN DİYE BİR ŞEY YOK?

BUYUR BURDAN YAK. MUSTAFA KEMAL İNGİLİZ VİZESİYLE SAMSUN’A HAREKET ETTİ. AMA BANDIRMA VAPURU İLE DEĞİL İNEBOLU VAPURU İLE?