REALİTE !!!

Türkiye solunun felsefe ile tanışıklığı, Politzer’in felsefenin temel ilkeleri kitabıyla başlamış ve bu kitabın rezili rusvay ettiği felsefeyi bir türlü aşamamıştır.
Bu felsefeyi temel alan anlayış halen ”somut olayların, somut tahlili” gibi bir abukluğu aşamamıştır.
Bu kitabın solun baş ucu kitabı olması, felsefenin rezaletine dönüşmüş ve solun felsefe yapıyorum diye yürüttüğü mantık, ilkelliğin, içi boşluğun, anlamsızlığın, demagojinin ve laf ebeliğinin içinde kulaç atıldığı bir kanalizasyona dönüşmüştür.
Bu nedenledir ki, şahsen ”somut olayların somut tahlili” yerine elimden geldiğince mevcut durumun analizini yani soyutlamasını, yani düşünsel analizini yapmaya çalışacağım.

Haldeki durumda Ak parti, MHP’nin desteğiyle ayakta durmaktadır, daha önce de yazdığım gibi bu destek yalnızca millet vekili desteği değildir. MHP’nin ordu içindeki gücü, brokrasi içindeki gücü ve sivil gücü bu meselelerle ilgilenenlerin yadsıyamayacağı bir güçtür.
Ak Parti tek başına iktidarı alacak desteğe sahipken MHP’ye yönelik söylemleri ve MHP’nin Ak Parti ile ilgili söylemleri isteyenin rahatça bulacağı ağu gibi söylemlerdir. Ancak 15 Temmuz felaketinden sonra bu iki parti adeta biribirine kenetlenmiştir. Kime karşı ? Fetö-Metö deyip işi sulandırmaya kalkmazsak, başta ABD olmak üzere dünyayı parmağında oynatan emperyalizme karşı kenetlenmişlerdir. Aslında bu işi ABD deyip ülke bazına indirmek te doğru değildir. Uluslar arası finans güçlerine karşı demek daha doğrudur.

Bu kavgada ne yazık ki CHP neredeyse her tutum ve davranışıyla uluslar arası finans güçlerinin, yani emperyalizmin safında yer almıştır.
CHP’nin kuyruğuna takılmış, başta HDP ve diğer irili ufaklı adı muhalefete çıkmış partiler ise, açık açık emperyalizmin safında olduklarını gizlememektedirler.

İster beğenelim, ister beğenmeyelim, ülkemizdeki güçlerin mevzilenmesi böyledir.

Adına ne denirse densin, ne kadar sol ve sağ kavramlarla süslü nutuklar atılırsa atılsın, ne kadar fakirlik, milliyetçilik nutukları atılırsa atılsın, neticede kişi ve partiler bu iki safın birinde mevzilenmiş olmaktadır. Hele ” vay efendim Ak Parti neden MHP ile iş birliği yapıyor ” diyenler, istedikleri kadar sol jargondan yüksek perdeden nutuk atsınlar. Onlara şunu söylemek isterim ” bekarın eş boşaması çok kolaydır ” da gerçekte vehbinin kerrakesi çok farkolıdır ve keli örter.

Mevcut koşullarda bir kombinazon kurun ve bu olur deyin.
Mesela CHP ile birliktelik kurulsun deyin. Tabi ben hemen Allah yazdıysa bozsun derim.

HDP’mi demiştiniz, yahu HDP dediğiniz, kıçındaki donu, postalı, maaşı ABD’ce sağlanan, eli tetikte Pentagonun emrini, yani Türkiye’ye dalma emrini bekleyen, Kürt gençlerini paralı asker yapmış PKKI’nın pipisi etrafında dans etmekten başka ne yapıyor ki HDP yönetimi. Tabi Allah yazdıysa bozsun derim buna da.

Geriye ne kaldı sahi, onları da sayıp kafanızı şişirmeyeyim şimdi.
Geldik Leyla Zana’nın dediklerine.
”Bu ülkede güzel bir şey olacaksa, o da Erdoğan’ın liderliğindeki Ak Partiden olur ”
Varmı ötesi berisi ?

Analiz; Mustafa Satiş

Exit mobile version
Araç çubuğuna atla