in

Tarihte Kürtlük

Kürtler Moğollar akını sonrası, özellikle de Dulkadiroğlu Beyliği gölgesinde, Yavuz Sultan Selim zamanına kadar özerk olarak kalmıştır. O tarihten günümüze kadar gelen zamanda ise tekrar Türklük ile birleşmiştir.

Kürt halkı, bu toprakların asil bir parçasıdır. Türk’ten, Arap’tan, Acem’den veya Kafkas halklarından Kürtleşen ezici bir yoğunluk olsa da, aslında Kürtlük; Asur, Urartur, Med, Babil gibi uygarlıkların iktidar sonrası kenara çekilmiş ve marjinalleşmiş olan karma bir bakiyesidir.

Tarihte “Kürt” kelimesi ilk olarak, 800’lü yıllarda Bizans ve Arap tarihçileri tarafından kullanılmıştır. Kürtler, Arap ve Bizans karşılaşmalarında arada kalan, Cizre’nin çevresindeki dağlarda yaşayan, karma halk olarak olarak tarif edilmiştir.

Tarihte ilk “Kürdistan” kelimesi, Büyük Selçuklular zamanında bugünkü, Kuzey Irak’taki Süleymaniye çevresi için kullanılmıştır.

Bölge, Moğollar akını sonrası, özellikle de Dulkadiroğlu Beyliği gölgesinde, Yavuz Sultan Selim zamanına kadar özerk olarak kalmıştır. O tarihten günümüze kadar gelen zamanda ise tekrar Türklük ile birleşmiştir.

“Türklük ile birleşmiştir” diyorum; çünkü durumu başka hiç bir cümle bu kadar iyi açıklayamaz ve bu birleşmenin artık ayrılması, mümkün de değildir.

Şöyle ki…

Mesela… Moğol saldırıları karşısında dayanamayan Harzemşahlar Anadolu’ya gelince Selçuklu tarafından kabul edilmedi. Celalettin Harzemşah ile yapılan savaşlar meşhurdur. Harzemşah Türkleri, bugünün Malatya’dan Elaziz’e, Bitlis ve Van’dan Urfa’ya en büyük Kürt aşiretlerinden biri olan İzol Aşiretinin atalarıdır.

Mesela… Avşarlar, Kars’tan Kayseri’ye, 24 Oğuz boyundan biridir.

Mesela… Bucak Aşireti Oğuz Bayındır boyunun kollarından biridir.

Mesela… Şırnak’ta Tatar ve Demir Aşiretleri.

Mesela… Diyarbakır’da Yıldızhan Aşireti.

Mesela… Karadeniz sahillerine içeri kesimlerden gelen aileler Kürt olarak kabul edilmiştir. Bizzat benim ailem… Erzurum tarafından Ordu’ya gelmiş, oraya da 300 yıl kadar önce İran Horasanından… Ordu’da ilk zaman Kürt denildi, halbuki kökler Alevi… Dedelerimin ve soyumuzun geçmiş erkek isimleri Ali, Hasan, Hüseyin, Süleyman…

“Kürt’ün, Alevisi olmaz” diye bir deyim vardır. Olmaz mı?

Eskidendi o ve şimdilerde var… Kürt halkı içine saklanmış olan o kadar kripto var ki. Varto’daki Kürt bilinen Türk kökenli Teker Aşireti Alevidir. Tunceli Kürtleri olarak bilinenler Ermeni ve Alevi karışıktır. Alevi kökenli olanların çoğu, Şah İsmail dönemi sonrası Kürtler içine sığınan Türkmendir ayrı konu.

Bunlar bizzat yaşadığım, araştırdığım, iletişime geçtiğim ve irtibatta olduğum durumların bilgileri.

Şimdi bu konudan niye bahsettim?

PKK bir Kürt hareketi olarak ortaya çıkmışsa da, Kürtlük ile zerrece alakası yoktur. PKK’nın en büyük düşmanı Kürt halkıdır, özellikle de Sünni Kürt halk…

PKK ile savaşmış ve bir çok şeye de şahit olan biri olarak şunu özellikle söylemek gerek…

PKK, Kürtleri bölmek için var. Üniversitelerde, devlet kadrolarında, sivil toplum kuruluşlarında ve yerel literatür içinde siyasal olarak çökertilmedikçe, bu sorun hep var olarak kalacaktır. Bataklıktaki sinekleri yok etsek de, bataklık var oldukça, o sinekler tekrar larvalarından çıkacaktır. Çünkü çok yanlışlıklar yapıldı. Düzeltilmesi zor yanlışlıklar. Kürt, halkı öldürdüğümüz sünnetsizlerinden iyi biliyorum, kafir PKK’nın yanına özellikle ve devlet politikası olarak da itildi.

Ak Parti, doğru ya da yanlış olduğunu tartışmak artık çok anlamsız, açılım süreci boyunca yerel halka bir fırsat sundu. Fetoşçu yapı her ne kadar süreci sabote ettiyse de; halk bu fırsat sırasında aslında gerçeği gördü. Herşeyi herkesten iyi biliyor. Çukur kazanlara karşı yapılan asker ve polis operasyonlarına olan halk desteği apaçık ortada.

Türk’e ve Kürt’e düşen birinci görev, provokasyona ve oyuna gelmemektir. Kukla olmamaktır. Bu badireden bu iki halk, tek başına değil, beraberce çıkacaktır.

Şu çok özel bir durumdur ki, dinine bağlı Kürt halkı, PKK karşısında en büyük gücümüzdür. O nedenle zamanında Müslüman Kürtleri, Hizbullah içine ajanlarla sızarak karaladılar.

Faşizan yasalar yaranın daha da büyümesine ve derinleşmesine katkı verdi.

Mesele, et tırnak meselesi bile değildir. Tırnak sökülür… Mesele, et ile et, kemik ile kemik meselesidir.

Bugün PKK, Kürt halkına yardım için çalışan birilerini vuruyorsa, aslında çok fazla söze de gerek yok ama…

Mesele çetrefillidir, mesele çok detaylıdır. Ve meselede önemsiz hiç bir detay yoktur.

Ve bütün bu yazdıklarım; PKK ile savaşmak için gönüllü olarak askere gittiğim 1993 yılından bu yana gördüklerimin ve araştırdıklarımın sonucudur.

Günümüzde ise, Güneydoğudaki Kürt halkının tanımını, yakın bir geçmişte bizzat duyduğum şu cevapta aramaktan başka çaremiz yok galiba:

“Biz belediye seçimlerinde yine HDP’ye oy verelim. PKK bizi rahatsız etmesin ama devlet yine gelip kayyuma devretsin belediyeyi… Kayyum iyi. Çünkü PKK belediyeleri hiç hizmet yapmıyor; hizmeti sadece kayyumda görüyoruz.”

Kaynak; Gündüz Demirhan

What do you think?

Written by Derin Millet

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Loading…

0

Koronadan sonra ‘hiç bir şey eskisi gibi’ neden olmayacak?

ATATÜRKÇÜ’NÜN DÜRÜST TAVRI BUDUR İŞTE!