Analiz Makale

Yine Deli Sorular?

Bir yanda aşı üretimi için yoğun çalışmalar sürerken, diğer yanda ABD’nin North Carolina Üniversitesi ve bir Amerikan askeri laboratuvarında; "Virüs nasıl daha etkili hale gelir?” "Nasıl daha korkutucu olur? "Nasıl daha öldürücü bir silah haline gelir?” çalışmalarının yapılması ne anlama geliyor sizce?...

Hikaye Öne Çıkanlar
  • ABD’nin North Carolina Üniversitesi ve bir Amerikan askeri laboratuvarında;
  • "Virüs nasıl daha etkili hale gelir?”
  • "Nasıl daha korkutucu olur?
  • "Nasıl daha öldürücü bir silah haline gelir?”
  • çalışmalarının yapılması ne anlama geliyor sizce?

 Görünen o ki, Virüs belli zaman periyotlarında mutasyona uğratılacak, her mutasyon için yeni aşılar piyasaya sürülmeye devam edilecek.
Biz görmesek de; çoktandır başlamış olan 3.ncü Dünya savaşları Covid19 ve dolayısıyla aşı üzerinden devam ettirilecek.

CHP’li Fikri Sağlar durduk yerde mi Başörtüsü ya da Türban karşıtlığına soyundu?

Aslında durduk yerde değildi,
Ve soyunmadı, soyunduruldu.
Bizzat partisi tarafından.
Ne denildi?
“Senin siyasi hayatın zaten bitmiş, çık ortaya başörtüsü karşıtı bi şeyler söyle, biz de CHP olarak birinci ağızdan senin sözlerine birinci ağızdan güya tepki geliştirelim.”
Altyapı zaten önceden hazır.

İlgili Makaleler

Her açılış, toplantı vs. gbi dikkat çekecek ortamlarda yanlarına başörtülü bir kadın figürü bulundurulmaya başlandı,
Dikkatleri de çekti doğrusu.
Ve Kılıçdaroğlu’ndan  Fikri Sağlar’ın türban karşıtı sözlerine güya sert tepki geldi;
“Yaa çağın neresindeyiz biz yaa? Kişi başörtüsü takar, takmaz, onun tercihidir. Benim görevim onun tercihine saygı duymaktır. Böyle bir ayrımcılığı asla kabul etmiyorum ve doğru bulmuyorum!”
Anlayacağınız, meselenin özü;
Muhafazakar kitleye hoş görünmek ve oylarına talip olmak!
Başörtülülere “Fahişe!” diyebilecek kadar ileri giden mensuplarına geçmişte ses çıkarılmamışken.

Son günlerde Türk Tabipler Birliği ve bazı medya kalemşörlerinin, özellikle Fatih Altaylı denilen gazeteci tarafından sanki eşgüdüm şeklinde;

Hastanelerin yoğun bakım ünitelerinin tamamen dolu olduğu, hastaların koridorda öldüğü vb. şekilde felaket söylemleriyle insanlara korku ve panik havası pompalandığı gözlerden uzak değil.
İnanmayın,
Külliyen yalan!
Sağlık Bakanının açıklamasında yoğun bakım ünitelerinin doluluk oranının %50 bile olmadığını öğrenmiş olduk.
İyi de neden yapıyorlar bunu?
İnsanları korku ve panik havası içinde isyana teşvik ederek sokağa dökerek Gezi tipi provokasyon ortamı hazırlamak!
Analiz., Mahmut Çetin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu